ruhun şad olsun öğretmenim
Bugünkü yazımızın konusu biraz güncel bir öğretmene vefatını ardından böyle zamanlarda yazı yazmak çok zor ancak bir şekilde toparlanıp olumluya dönük cümleler kurma zamanı kaybetttiğimiz öğretmenimiz de bunu isterdi diye düşünüyorum kendisine rahmet yaralılara acil şifalar camiamıza baş sağlığı diliyorum. evet bugün bir lise öğrencisi 2 öğretmenimizi bir öğrencimizi maalesef önce yaralamış sonra öğretmenlerimizden biri vefat etmiştir burada düşünülmesi gereken çok nokta var bunlardan ilki o öğrencinin hangi psikoloji ile bunu yaptı arka planda neler olduğu ailesi ve çevresi tarafından hangi mimaride yetiştirildiği bunların cevabı kişiden ve çevresinden alınabilir durumda ancak cevabını alamayacağımız bir konu var orada orada öğretmenimizin maalesef hayatını kaybetmiş olması ve bunun etkileri burada önemle belirtmek gerekir ki eğitim öğretim çok pozisyonlu. çok kısaca yazdım burada mesleğimizin bu tür durumlarda neler yapabileceği nasıl önlemler alabileceğim özellikle düşünülmesi gereken konuların başında gelmelidir evet tepkisel bir millet olduğumuz her zaman söyleniyor bugün itibarıyla birçok STK kınadı bazı stklar eylem kararı aldı ancak bunlar gelip geçici olan durumlar oysa bizim daha kalıcı daha pragmatik daha davranışa dönük eylemlerimiz için de olmamız gerekiyor yaklaşık 1989 senesinde kurulan Türk psikolojik danışma ve rehberlik derneği ve bireysel anlamda çaba gösteren birçok akademisyen ve eğitim öğretimdeki uygulayıcıların bu konuya çok fazla dikkat çekmesine rağmen farklı gerekçelerle atamaları yapılmayan farkli kriterlerle farklı şahsi yönetim ve politikalarla atamaları engellenen birçok psikolojik danışma ve rehber öğretmeniniz bulunduğu aşikardır
Bu konuya getirmemin sebebi özellikle akademik caminin içinde ve uygulayıcıların da verdiği geri dönüklerle geleceğimizin mimarı olacak gençlerimizin çocuklarımızın bir kısmının sayıları çok fazla olmasa da farklı adanmışlıklar farklı kabuller farklı onaylar peşinde oldukları görülmektedir kendi arkadaş gruplarında bir yer edinebilmek uğruna öfkelerini kontrol edemeyen sokakları okul olarak değerlendiren birçok kişinin maalesef can kayıplarına yol açtığı sadece bununla kalmayıp ruhları da kısmen öldürdüğü görülmektedir eğitim öğretim camiamızı ana yürütücüsü olan milli eğitim bakanlığı ve alt daire başkanlıklarını bu konuya şiddet eylem planı zorbalıkla mücadele gibi farklı başlıklarla zaman zaman müdahale etmeye çalıştığı görülmüştür ancak şahsım olarak her zaman olumsuz olanın değil olumlu olanının sebepleri üzerinde durulması onların yaygınlaştırılması üzerine çalışmaların yapılması üzerinde durmuşumdur yani zorbalıkla uğraşırken zorba öğrencileri hedefe almaktansa zorbalık yapmayan öğrencilerin ve bu öğrencilerin davranışlarına ailelerinin tutumlarını inceleyerek onları zorbalık yapmaktan alıkoyan güzel hasletlerini davranışa döken yapıların ortaya çıkartılması ve olumsuz davranış göstermeye başlayan kişilerin de bu tür yapıların içine konu olarak işbirliği sağlanarak gerektiğinde küme çalışması grup çalışması yapılarak bir tür model davranışlara dönük psikoegitim programlarının hazırlanması öğretmenlerimizin de bunlara katkılarını alarak bu işin en azından olumluya doğru yönlendirilmesi daha uygun olacağı düşüncesindeyim
Evet bir davranışın oluşumu kolay değil ancak bu hem olumlu hem de olumsuz davranışlar için geçerli . biz genellikle olumsuz davranış ortaya çıktığında tepkisel olarak bunun sebepleri konusunda araştırma yapıp buna dönük çalışmalar yapmamız ve bunun da günlük mücadelelerde bulunmamız günümüz itibariyle çok da başarılı olduğu görülmemiştir oysa aynı iklimde olan yüzlerce farklı öğrencide neden bu davranışlar gözükmemekte buna da bakılması gerekiyor bu kişilerin öğretmenle olan diyelim okul rehberlik servisi ile ilişkileri aile yapıları ve aile tutumları bir an önce araştırılmalı ve gündelikten ziyade daha uzun süreli plan programlar dahilinde gerektiğinde onursal yapılarda kullanılarak baş etme becerileri yaygınlaştırılmalıdır
Bu konunun bir farklı yeri de özellikle eğitim camiasında bulunan stk'lardır özellikle kanun koyucunun istişare ettiği sendikalar ve diğer sivil toplum kuruluşları günlük EGO tatminlerinden ziyade daha farklı nasıl ortaya çıkar ayrıştırırım daha fazla nasıl üye yapabilirim birbirlerinden nasıl üye devşirebilirim Temel hedefinde projeler üretmek kanun yapıcıların önünde projeler koymak uzun süreli açılımlar sağlayabilmek ve olumlu ilişkiler sağlayarak bakanlık düzeyinde en üst makamlarla işbirliği yaparak geleceğimizin mesleğimizin ile ilgili olumlu karar alınması sağlanabilir onun yerine günümüzde stk'ların tabiri caizse birbiriyle sidik yarışına girdiği eğitim öğretim ortamından ziyade farklı yapılarla ortaya çıkmaya çalıştığı milli manevi değerler konusunda birkaç tanesi hariç pek fazla eğitim öğretime müdahil olmadığı uygulamada tek bir olumsuzluktan kendine pay biçmeye çalışılan bu yapılarla ön plana çıkmaya çalışan bazı daha önce yapılmış kurum kuruluşları tabiri caizse arka bahçesi gibi kullanarak sadece ve sadece ben de varım cümlesinden yola çıkmaya ve bir yer edinme güdüsü çerçevesinde çalıştığını görmekteyiz özellikle taşra teşkilatlarında da bu yapı çok daha bariz görülmekte mesleki birlik ve dayanışmayı sağlayan meslek birliklerindeki enerjiler diğer kanallara sevk edilerek güç kaybına uğratılmaktadır bu aynı zamanda tek taraflı bazı uygulamalar ya da bu yapılardan nemalanarak kendilerini gösterme çabasındadır oysa öz eleştiri yapıldığında birçok meslek kuruluşunun ilimizde dahil olmak üzere ana hedefinin geleceğimiz meslek örgütünüz kazanımları ve kayıpları eğitimler buluşmalar fikir alışverişleri ile süslendiği görülmekteydi ancak diğer yapılar gibi bu meslek kuruluşlarda bazı yapılar için yine arka bahçeye dönme aşamasında oysa meslek daha kalıcı iken.
STK daha güdüleyici pekiştirici destekleyici ayrışmayı önleyici mesleki dayanışma ve kazanımların peşinden uğraşılması noktasında destek olmaları gerekirken enerjilerini günlük STK kazanımlarına göndermeye başlamakta enerjilerini yoğun bir şekilde buralara harcamakta bununla ilgili öz eleştiri yapılması kısmında şahsım da dahil olmak üzere herkesin şapkasının önüne alıp neydik ne olduk ne yapmaya çalışıyoruz hangi Temel ihtiyaçlarımız bizi bu konuda farklı adanmışlıkla götürdü bizi mesleki savunuculuktan STK savunuculuğuna nasıl götürdü bunların bireysel öz eleştiri de dahil kurumsal öz eleştiriler beraber yapılması gerekenlerdir diye düşünüyorum savunmaya geçmeden yapılanlara objektif bakabilme. Ez cümle eğitim bütünsel bir yapıdır kanun yapıcılardan en alttaki uygulayıcılara kadar aynı fikirde aynı davranışlar bütün içinde ve aynı adanmışlık içinde çalışılması gerekmektedir başka Türkiye'de olmadığı gibi başka gençliğimiz de bulunmamaktadır buradan yola çıkarak hiçbir ferdimizin heba edilme durumu yoktur aynı bugünkü kaybettiğimiz öğretmenimiz gibi umarım daha fazla Can kaybetmeden ilgili bütün eğitim camiası çalışanları ve burayı destekleyen STK ve kanun koyucular günlük çerçevelerden çıkar önümüzdeki Türkiye yüzyılı için yeni nesilleri eğiten öğreten öğretmenlerin yolunu açarlar. Selametle.
Bu yazıyı okuyanların profesyonel bakış açılarını beklerim şahsi savunucu cümleler içlerinden geliyorsa yine buna da bakma olgunluğunu iyi olacaktır. Dert vatandir gerisi teferruat.
Bugünkü yazımızın konusu biraz güncel bir öğretmene vefatını ardından böyle zamanlarda yazı yazmak çok zor ancak bir şekilde toparlanıp olumluya dönük cümleler kurma zamanı kaybetttiğimiz öğretmenimiz de bunu isterdi diye düşünüyorum kendisine rahmet yaralılara acil şifalar camiamıza baş sağlığı diliyorum. evet bugün bir lise öğrencisi 2 öğretmenimizi bir öğrencimizi maalesef önce yaralamış sonra öğretmenlerimizden biri vefat etmiştir burada düşünülmesi gereken çok nokta var bunlardan ilki o öğrencinin hangi psikoloji ile bunu yaptı arka planda neler olduğu ailesi ve çevresi tarafından hangi mimaride yetiştirildiği bunların cevabı kişiden ve çevresinden alınabilir durumda ancak cevabını alamayacağımız bir konu var orada orada öğretmenimizin maalesef hayatını kaybetmiş olması ve bunun etkileri burada önemle belirtmek gerekir ki eğitim öğretim çok pozisyonlu. çok kısaca yazdım burada mesleğimizin bu tür durumlarda neler yapabileceği nasıl önlemler alabileceğim özellikle düşünülmesi gereken konuların başında gelmelidir evet tepkisel bir millet olduğumuz her zaman söyleniyor bugün itibarıyla birçok STK kınadı bazı stklar eylem kararı aldı ancak bunlar gelip geçici olan durumlar oysa bizim daha kalıcı daha pragmatik daha davranışa dönük eylemlerimiz için de olmamız gerekiyor yaklaşık 1989 senesinde kurulan Türk psikolojik danışma ve rehberlik derneği ve bireysel anlamda çaba gösteren birçok akademisyen ve eğitim öğretimdeki uygulayıcıların bu konuya çok fazla dikkat çekmesine rağmen farklı gerekçelerle atamaları yapılmayan farkli kriterlerle farklı şahsi yönetim ve politikalarla atamaları engellenen birçok psikolojik danışma ve rehber öğretmeniniz bulunduğu aşikardır
Bu konuya getirmemin sebebi özellikle akademik caminin içinde ve uygulayıcıların da verdiği geri dönüklerle geleceğimizin mimarı olacak gençlerimizin çocuklarımızın bir kısmının sayıları çok fazla olmasa da farklı adanmışlıklar farklı kabuller farklı onaylar peşinde oldukları görülmektedir kendi arkadaş gruplarında bir yer edinebilmek uğruna öfkelerini kontrol edemeyen sokakları okul olarak değerlendiren birçok kişinin maalesef can kayıplarına yol açtığı sadece bununla kalmayıp ruhları da kısmen öldürdüğü görülmektedir eğitim öğretim camiamızı ana yürütücüsü olan milli eğitim bakanlığı ve alt daire başkanlıklarını bu konuya şiddet eylem planı zorbalıkla mücadele gibi farklı başlıklarla zaman zaman müdahale etmeye çalıştığı görülmüştür ancak şahsım olarak her zaman olumsuz olanın değil olumlu olanının sebepleri üzerinde durulması onların yaygınlaştırılması üzerine çalışmaların yapılması üzerinde durmuşumdur yani zorbalıkla uğraşırken zorba öğrencileri hedefe almaktansa zorbalık yapmayan öğrencilerin ve bu öğrencilerin davranışlarına ailelerinin tutumlarını inceleyerek onları zorbalık yapmaktan alıkoyan güzel hasletlerini davranışa döken yapıların ortaya çıkartılması ve olumsuz davranış göstermeye başlayan kişilerin de bu tür yapıların içine konu olarak işbirliği sağlanarak gerektiğinde küme çalışması grup çalışması yapılarak bir tür model davranışlara dönük psiko-egitim programlarının hazırlanması öğretmenlerimizin de bunlara katkılarını alarak bu işin en azından olumluya doğru yönlendirilmesi daha uygun olacağı düşüncesindeyim
Evet bir davranışın oluşumu kolay değil ancak bu hem olumlu hem de olumsuz davranışlar için geçerli . biz genellikle olumsuz davranış ortaya çıktığında tepkisel olarak bunun sebepleri konusunda araştırma yapıp buna dönük çalışmalar yapmamız ve bunun da günlük mücadelelerde bulunmamız günümüz itibariyle çok da başarılı olduğu görülmemiştir oysa aynı iklimde olan yüzlerce farklı öğrencide neden bu davranışlar gözükmemekte buna da bakılması gerekiyor bu kişilerin öğretmenle olan diyelim okul rehberlik servisi ile ilişkileri aile yapıları ve aile tutumları bir an önce araştırılmalı ve gündelikten ziyade daha uzun süreli plan programlar dahilinde gerektiğinde onursal yapılarda kullanılarak baş etme becerileri yaygınlaştırılmalıdır
Bu konunun bir farklı yeri de özellikle eğitim camiasında bulunan stk'lardır özellikle kanun koyucunun istişare ettiği sendikalar ve diğer sivil toplum kuruluşları günlük EGO tatminlerinden ziyade daha farklı nasıl ortaya çıkar ayrıştırırım daha fazla nasıl üye yapabilirim birbirlerinden nasıl üye devşirebilirim Temel hedefinden projeler üretmek kanun yapıcıların önünde projeler koymak uzun süreli açılımlar sağlayabilmek ve olumlu ilişkiler sağlayarak bakanlık düzeyinde en üst makamlarla işbirliği yaparak geleceğimizin mesleğimizin ile ilgili olumlu karar alınması sağlanabilir onun yerine günümüzde stk'ların tabiri caizse birbiriyle sidik yarışına girdiği eğitim öğretim ortamından ziyade farklı yapılarla ortaya çıkmaya çalıştığı milli manevi değerler konusunda birkaç tanesi hariç pek fazla eğitim öğretime müdahil olmadığı uygulamada tek bir olumsuzluktan kendine pay biçmeye çalışılan bu yapılarla ön plana çıkmaya çalışan bazı daha önce yapılmış kurum kuruluşları tabiri caizse arka bahçesi gibi kullanarak sadece ve sadece ben de varım cümlesinden yola çıkmaya ve bir yer edinme güdüsü çerçevesinde çalıştığını görmekteyiz özellikle taşra teşkilatlarında da bu Yapı çok daha bariz görülmekte mesleki birlik ve dayanışmayı sağlayan meslek birliklerindeki enerjiler diğer kanallara sevk edilerek güç kaybına uğratılmaktadır bu aynı zamanda tek taraflı bazı uygulamalar ya da bu yapılardan nemalanarak kendilerini gösterme çabasındadır oysa öz eleştiri yapıldığında birçok meslek kuruluşunun ilimizde dahil olmak üzere ana hedefinin geleceğimiz meslek örgütünüz kazanımları ve kayıpları eğitimler buluşmalar fikir alışverişleri ile süslendiği görülmekteydi ancak diğer yapılar gibi bu meslek kuruluşlarda bazı yapılar için yine arka bahçeye dönme aşamasında oysa meslek daha kalıcı iken.
STK daha güdüleyici pekiştirici destekleyici ayrışmayı önleyici mesleki dayanışma ve kazanımların peşinden uğraşılması noktasında destek olmaları gerekirken enerjilerini günlük STK kazanımlarına göndermeye başlamakta enerjilerini yoğun bir şekilde buralara harcamakta bununla ilgili öz eleştiri yapılması kısmında şahsım da dahil olmak üzere herkesin şapkasının önüne alıp neydik ne olduk ne yapmaya çalışıyoruz hangi Temel ihtiyaçlarımız bizi bu konuda farklı adanmışlıklara götürdü bizi mesleki savunuculuktan STK savunulucuğuna nasıl götürdü bunların bireysel öz eleştiri de dahil kurumsal öz eleştiriler beraber yapılması gerekenlerdir diye düşünüyorum savunmaya geçmeden yapılanlara objektif bakabilme. Ez cümle eğitim bütünsel bir yapıdır kanun yapıcılardan en alttaki uygulayıcılara kadar aynı fikirde aynı davranışlar bütün içinde ve aynı adanmışlık içinde çalışılması gerekmektedir başka Türkiye'de olmadığı gibi başka gençliğimiz de bulunmamaktadır buradan yola çıkarak hiçbir ferdimizin heba edilme durumu yoktur aynı bugünkü kaybettiğimiz öğretmenimiz gibi umarım daha fazla Can kaybetmeden ilgili bütün eğitim camiası çalışanları ve burayı destekleyen STK ve kanun koyucular günlük çerçevelerden çıkar önümüzdeki Türkiye yüzyılı için yeni nesilleri eğiten öğreten öğretmenlerin yolunu açarlar. Selametle.
Bu yazıyı okuyanların profesyonel bakış açılarını beklerim şahsi savunucu cümleler içlerinden geliyorsa yine buna da bakma olgunluğunu iyi olacaktır. Dert vatandir gerisi teferruat.
WhatsApp'ta Paylaş
Yorumlar
Yorum Gönder